ESPN DeportesRays: Junior Caminero, hecho para grandes momentosThe Jerusalem PostIran delays renewing Hamas financial support over failure to undermine West Bank stability - reportPunchNollywood losing talents to favouritism — Tayo FaniranESPNMichigan, Underwood again underwhelm as Gophers hoist Little Brown JugInquirerProsecution: Bank, tax records may back Trillanes claims vs Sara DuterteZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-Nachrichtenstudioالنهارمخزون الغاز في أوروبا عند أدنى مستوى منذ 15 عاماً... هل تندلع أزمة في شتاء 2026؟Malay MailMinho’s cardio supremacy: Shinee idol clocks 48‑minute 10km, then keeps runningRai NewsMerz arriva a Kiev, se non fermata Russia ci attaccherà. Mosca: stranieri e diplomatici lascino KievKhaosod EnglishPuripol wins Asian Games MVP, vows to take Thai flag to world stageLenta.ruРоссийские бойцы уничтожили командный пункт ВСУ в Харьковской областиSözcüYaşar’dan utanın
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 4, 2026

Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek?

Translate

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması sürerken, yatırımcıların da artık daha seçici olması bekleniyor. Mevduata yönelim halihazırda başladı. Dövize ise ilgi sınırlı. Hürriyet yazarı Zeynel Balcı, yatırımcının rotasını kaleme aldı. İşte detaylar...

BORSA İstanbul fon kaynaklı gelişmelerin etkisinde denge bulmaya çalışıyor. Fonların tasfiyesi konusunda düzenleyici kurumlar bir yol haritası oluşturdu. Buna göre ilerlenecek. Ancak bahse konu hisse fonları ve hisselerde olanlar için daha sıkıntılı bir süreç beklenebilir. İlgili fon ve hisselerde olanlar sürecin sonuçlarını bekleyecek. Tahmin edileceği üzere kayıplarının tam telafisi zor görülüyor.

Fon olayının borsaya, piyasaya hatta daha geniş ölçekte reel ekonomiye yansımaları söz konusu. Borsa bu konuda ciddi bir olumsuz fiyatlama yaptı ve zirve seviyesinden itibaren yüzde 20 düşüş ile karamsarlığı çağrıştıran ‘ayı piyasası’ sınırına kadar geriledi. Sadece adı geçen fonlarla ilgili değil, diğer hisseleri de kapsayan satışlar görüldü. Fiili dolaşımdaki hisselerin piyasa değerlerinde trilyon TL bazında azalışlar var. Hisse ağırlıklı BES’leri de (bireysel emeklilik sistemi) olaya dahil edersek geleceğe yönelik tahribatlardan da söz etmek mümkün.

GÜVENLİ LİMANLAR ÖN PLANA ÇIKACAK

Son dönemde tasarruf sahipleri yatırım araçlarında portföy çeşitlemesi yapmaya başlamışlardı. Artık karar verirken çok daha temkinli olacaklar. Son yaşananlar en azından bir süre için güvenli limanları öne çıkaracak. Mevduata yönelim zaten başladı. 11-29 Eylül tarihleri arasından bankalardaki mevduatlar (katılım fonları dahil) yaklaşık 1 trilyon TL arttı. Dövize ilgi sınırlı. Altına yönelim konusunda ise pek bir işaret gözlenmiyor. Hatta fon olayı ile de ilişkilendirilerek son günlerde nakit sıkışıklığı nedeniyle altında satış yönünde bazı haber ve gözlemler mevcut.

NAKİT SIKIŞIKLIĞI GÖRÜLEBİLİR

Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek

Altında geçen yıl çok parlak bir dönem ve yoğun alım süreci yaşanmıştı. Türk halkının tasarruflarının yaklaşık yüzde 35-40’nın altında olduğu yönünde haber akışları var. Ocak/2026 tarihinde 5.600 doları test eden ons altının geldiği nokta itibariyle ciddi bir miktarda tasarrufun orada hapsolduğu söylenebilir. İç piyasalarda ise aynı tarihte gram/TL altın 7.800 seviyesini test etmişti. Sonradan olaya dahil olanlar, piyasa tabiriyle son vagona binenler için ciddi bir zarar ve alternatif getiriden mahrumiyet söz konusu.

Fonlarda tasarrufları bloke olanlar için de benzer şeyler söylenebilir. Reel ekonomiye zararı da bu noktalarda ortaya çıkıyor. Nakit ihtiyacı ve zorunlu ödemeler gibi gerekçeler ile diğer yatırım araçlarında satışa yönelim olabiliyor. Veya yapılacak harcamaların ertelenmesi olasılığı söz konusu. Hatırlanırsa geçen yıl TCMB Başkanı Fatih Karahan, altından Türk halkının 100-150 milyar dolar kazanç sağladığını, bunun da konut ve otomotiv sektörüne olumlu yansıdığını söylemişti. Doğru ve kabul gören bir tespitti.

Piyasalarda güven ve moralite çok önemli. Yeniden borsaya güvenin oluşması ise zaman alacak. Fakat gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı piyasa işleyişiyle birlikte zaman içinde yeniden tesis edilecektir. Son olay çok ciddi olmakla birlikte Borsa İstanbul’da geçmişte de güven sarsıcı benzer olaylar oldu ama zamanla taşlar yerine oturdu. Yatırımcılar bir süre ‘yoğurdu üfleyerek yer’ ve daha temkinli olacak. Umarız ve temenni ederiz, tecrübenin pahalı bir şey olduğu konusu tekrardan test edilip, kolay ve sebepsiz kazançların daha çok sorgulandığı bir yapı oluşur. Yatırım kararlarında akıl, bilim, analiz, piyasa bilgisi ve ayakları yere basan öngörüler daha fazla kabul görür.

BORSAYA ALICI GELMEYE BAŞLADI

Fon olayı yatırım tercihlerini nasıl etkileyecek

BIST100 Endeksi’nde sert düşüşle önemli destekler test edildi. Bu durum hisselerin daha ucuz ve primsiz olmasını sağladı. Bu açıdan son birkaç gündür hisselere zayıf da olsa tepki alımları gelmeye başladı. Fon krizinin en yoğun yaşandığı günlerde TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 25 Eylül ile biten haftada 358 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaptılar. Aynı hafta tahvil ve bonoda ise 409 milyon dolarlık satış yaptıkları görüldü.

Fonlarla ilgili gelişmeler olmadan önce yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul’un ‘ucuz ve primsiz’ olduğu yönünde raporlar geliyordu. Son düşüşle birlikte bu görüş daha da belirginleşmiş olabilir. Bu açıdan yabancı alımlarının önümüzdeki günlerde de devam etmesi olasıdır. Ancak yoğun bir alım göremeyebiliriz. Türkiye’nin ülke risk priminde son gelişmelerle birlikte bir miktar artış oldu ve 250 seviyesinin üzerine çıktı. Ayrıca kasım ayındaki MSCI Endeksi’nin Türkiye değerlendirmesini görmek isteyebilirler.

FİYAT KAZANÇ ORANI 10 SEVİYESİNDE

Yerli yatırımcı açısından ise kısa dönemde bir süre daha dalgalı seyrin devamı beklenmekle birlikte, hisse senetlerinde geri çekilmeler, orta ve uzun dönemli BIST30 ağırlıklı olmak üzere ‘paçal maliyet oluşumu ve biriktir stratejisiyle’ alım yönünde değerlendirilebilir. BIST100 Endeksi fiyat kazanç oranı 10 seviyelerine gerilerken öncü bankaların fiyat kazanç oranları 4-5 seviyelerinde bulunuyor. Lokomotif birçok hissede piyasa değeri/defter değeri oranı 1’in altında işlem görüyor.

Bununla birlikte; piyasada işler yoluna girsin, ortam düzelsin o zaman alırım, gerekirse pahalı alırım pahalı satarım da bir tercihtir. Riskler ortadan kalktığında doğal olarak hisseler de primlenmiş olacak. Bir halk deyişi “kirazın tatlısı dalın ucundadır” der. Ancak risk alırken akıl ve analiz sürgeçinden geçirilmesi oldukça önemli. Dip not olarak vermek gerekirse, ağustosun son haftasından itibaren TCMB brüt rezervlerinde düşüş var. 25 Eylül haftasında 3.2 milyar dolarlık düşüşe karşılık son 5 haftalık süreçte yaklaşık 17 milyar dolarlık gerileme söz konusu. Bunun önemli sayılabilecek bir kısmı altın fiyatındaki düşüşten kaynaklanıyor.

BORSADA SERT DÜŞÜŞE ZAYIF TEPKİ

BORSADA tepki alım denemelerine rağmen düşüş trendi sürüyor. İlk destekler 11.950-11.900 seviyelerinde bulunurken sonraki destekler 11.300-11.500 seviyelerinde. İlk dirençler ise 12.800-13.000 noktalarında görülüyor. Satış baskısı korunan endekste dip oluşumu için henüz erken görülmekle birlikte geri çekilmelerde tepki alımları gelebilir.

YARIN ENFLASYON AÇIKLANACAK

EYLÜL enflasyonu yarın açıklanıyor. Beklentiler aylıkta yüzde 2.20 civarında yoğunlaşıyor. Bu rakam gerçeklik kazanırsa nisan ayından sonraki en yüksek enflasyon datası olacak ve enflasyonun tekrar yükseldiği izlenimini verecek. Bu durumda 22 Ekim’deki TCMB toplantısından faiz indirimi beklemek fazlaca iyimserlik olacak. Gıdada yazın bitmesiyle mevsimsellik etkisinin azalması, okulların açılması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu artırırken ABD başta olmak üzere dış ülkelerdeki faiz artırım politikaları TCMB’nin faiz indirimini zorlaştıracak gelişmeler. Yine de kararı bir görmek gerekir. 22 Ekim’e kadar ABD-İran savaşı bitirme konusunda anlaşıp petrol fiyatları gerilerse faiz indirimi için bir gerekçe oluşabilir.

PETROL BASKISI SÜRÜYOR

DIŞ piyasalarda ABD-İran savaşına bağlı belirsizliğin petrol fiyatlarını yukarı çekmesine paralel olarak; artan enflasyon riski, merkez bankalarının faiz artırımlarına devam etmesi, Euro’daki zayıflamaya karşılık dolardaki değer kazanımı ve tahvil faizlerindeki yükselişin altın ile gümüş fiyatlarına satış olarak yansımaları sürüyor. Son birkaç gündür ABD ile İran arasında artan diplomasi ve cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdamının beklentilerin oldukça altında kalması; petrol fiyatları, dolar endeksi ve tahvil faizlerindeki çıkışa ivme kaybı, borsalarla altın, gümüş fiyatlarına hafif tepki alımı olarak yansıma gösterdi. Ancak genel görünümde kayda değer bir değişim gözlenmiyor. ABD-İran savaşına bağlı gelişmeler piyasalardaki fiyatlamalarda ana tema konumunda.

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı

View the original on CNN Türk →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.