51. Komando Tugayı hamlesinin perde arkası: Ege’de Türk gücü | 'Sadece kara unsurundan bahsetmiyoruz'



Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Türkiye’nin Ege kıyılarındaki askerî yapılanmasına ilişkin dikkat çeken gelişme Yunanistan’ın gündemine taşındı. Tunceli’nin Hozat ilçesinde konuşlu 51. Komando Tugayı’nın Aydın’ın Söke ilçesine kaydırılması, özellikle Sisam Adası’nın karşısındaki konumu nedeniyle Atina’da yakından takip edilmeye başlandı. Yaklaşık 2 bin uzman komandodan oluştuğu belirtilen tugayın yeni konuşlanması, Yunan basınında Ege’deki askerî dengeler ve Türkiye’nin batı kıyılarındaki savunma yapılanması üzerinden değerlendirildi.
Yunan savunma analizlerinde, seçkin bir komando birliğinin Ege kıyılarına konuşlandırılmasının yanı sıra tugayın hızlı intikal ve operasyon kabiliyetlerine vurgu yapıldı. Söke’nin Sisam Adası’nın hemen karşısında bulunması ise söz konusu askerî hareketliliğin stratejik boyutuna ilişkin değerlendirmelerin merkezine yerleşti.
Haberin Devamı
YUNANİSTAN’DA ENDİŞEYE NEDEN OLDU: ‘2 BİN KOMANDOLUK TÜRK GÜCÜ’
Gelişme, Yunanistan'ın son dönemde İsrail ile geliştirdiği savunma iş birliği ve hava savunma sistemi tedariki ile Ege adalarındaki askerî yapılanmasına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde Atina’nın gündemine geldi. Yunan savunma uzmanı Dr. Yiannos Charalambides, Söke’deki konuşlanmanın Ege’nin orta ve güney kesimlerindeki askerî dengeler açısından önem taşıdığını savunurken, gelişmeyi Yunanistan açısından “derin endişe kaynağı” olarak nitelendirdi.
Yunanistan’ın önde gelen yayın organlarından Protothema ve Ta Nea da gelişmeyi geniş şekilde okuyucularına duyurdu. Protothema, 51. Komando Tugayı’nın Söke’ye taşınmasını “2 bin komandoluk Türk gücü” başlığıyla gündeme getirirken, Ta Nea ise tugayın Sisam’ın karşısına konuşlanmasına odaklandı ve “Dengeler nasıl değişecek?” sorusunu öne çıkardı.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Meis Adası’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından tansiyonu yükseltecek açıklamalarda bulundu. ERT’de yer alan habere göre, Ankara’nın yaptığı açıklamalarda sertleşme yaşandığını iddia eden Miçotakis, diyaloğa önem verdiğini öne sürdü. Miçotakis, “Deniz biraz dalgalanmaya başladı” ifadesini kullandı. Ege’de karasularının 12 deniz miline kadar genişletilmesi söyleminde de ısrar eden Miçotakis, Meis Adası ziyaretine ilişkin “Adaların Yunan kimliğinin korunması için en iyisi sınırların güçlendirilmesidir” dedi.
Yunan basınında bu gelişmenin Ege’deki askerî dengeler açısından oluşturabileceği etkiler tartışılırken, Türkiye tarafında ise söz konusu konuşlanmanın kapasitesi ve olası stratejik sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler öne çıkıyor.
Peki ülkemiz bu hamle ile nasıl bir mesaj verdi?
“HER ADANIN KARŞISINA GEÇECEK GÜCÜMÜZ VAR”
Haberin Devamı
Türkiye’nin komando tugaylarının sayısını artırmaya yönelik kapasitesine dikkat çeken emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, söz konusu yapılanmanın yalnızca kara gücünün artırılması anlamına gelmediğini, belirli ölçekte geliştirilen silah sistemleriyle desteklenerek hava savunma kabiliyetine de sahip olabileceğini söyledi:
“Bizim komando tugayı sayısını artırmak için gücümüz var. Bu sayı 20’nin üzerine çıkabilir. Bu da aynı zamanda belirli ölçekte geliştirdiğimiz silahlarla takviye edilebilir. En azından hava savunmasını da yapabilecek şekilde kullanılabilir. Dolayısıyla burada sadece bir kara gücünden bahsetmiyoruz. Bu birliklerin farklı silah sistemleriyle desteklenmesiyle birlikte ortaya çok daha farklı bir askerî kapasite çıkabilir.
Haberin Devamı

HEM YUNANİSTAN’A HEM DE ARKASINDAKİ GÜÇLERE BİR MESAJ
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin iç güvenlik operasyonlarında elde ettiği başarıların ardından ihtiyaç ve tehdit analizlerine göre yeniden yapılanmaya gittiğini belirten Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, Doğu ve Güneydoğu’da terör tehdidinin azalmasıyla birlikte ağırlık merkezinin Batı’ya ve Doğu Akdeniz’e kaydırıldığını söyledi.
Türkiye’nin asıl amacının Doğu Akdeniz’de oyun kurmaya çalışan küresel aktörlere, tatbikatlar ve ittifaklar peşindeki yapılara ve bölgede hesap yapan majör devletlere caydırıcılık mesajı vermek olduğunu ifade eden Başbuğ, "Doğu Akdeniz'de İsrail dahil herkesin bir hesabı var. Yunanistan üzerinden ittifaklar kurup tatbikatlar yapmaya çalışıyorlar. Türkiye'nin attığı bu adım, Doğu Akdeniz'de hesap yapan tüm bu aktörlerin planlarını yeniden gözden geçirmesine sebep olacaktır” dedi.
Haberin Devamı
YALNIZCA BELİRLİ BİR BÖLGEYLE SINIRLI DEĞERLENDİRİLMEMELİ
Erdoğan Karakuş da tüm bunlara ek olarak Türkiye’nin Ege’deki askerî yapılanmasının Yunanistan açısından doğrudan bir mesaj niteliğinde olduğunu belirterek, Atina’nın savunma alanındaki yeni adımlarına da dikkat çekti. Yunanistan’ın İsrail ile hava savunma alanında yaptığı iş birliğine değinen Karakuş, bu gelişmenin de Türkiye açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karakuş şöyle konuştu:
“Bu hamle doğrudan Yunanistan’a bir mesaj. Ancak Yunanistan’ın arkasındaki güçlere de verilen doğrudan bir mesaj bu. En başta kim var? İsrail var. Daha yeni Yunanistan’ın, ülkenin hava sahasını balistik füzeler, seyir füzeleri, savaş uçakları ve İHA’lara karşı korumak amacıyla İsrail’den yaklaşık 3 milyar Euro karşılığında satın aldığı çok katmanlı entegre hava savunma ağı projesine ilişkin ‘Aşil Kalkanı’ anlaşması yapıldı. Ancak burada bazı problemlerin bulunduğu da görülüyor.”
Haberin Devamı
Ancak Türkiye’nin Ege’deki konumlanmasının yalnızca belirli bir bölgeyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karakuş, özellikle Söke karşısındaki adalara yönelik olası askerî senaryolara dikkat çekti:
“Türkiye burada doğrudan Söke’nin karşısında olan yere bir hareket yapar ve tam ortadan ‘gireriz’ manasında hareket ediyor. Ancak bu olayı sadece Söke civarına kaydırma şeklinde düşünmemek lazım. Bizim daha 20 civarında komando tugayımız var. Dediğim gibi yani aslında her adanın karşısına geçecek gücümüz var. Şimdilik sadece kara gücü açısından bunu gösteriyoruz. ‘Fakat bu işi büyütürseniz, bunun ‘bir savaş çıkar’ anlamına gelebilecek bir noktaya taşınabileceğini ortaya koyarız’ mesajını net şekilde vermiş olduk. Yunan basınına bakınca da bu mesajı aldıklarını görüyoruz.”
SÖKE ÖZELLİKLE Mİ SEÇİLDİ?
Başbuğ, bu seçimin operasyonel hızdan ziyade coğrafi ve stratejik bir konumlandırma gereği yapıldığını belirtti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava ve kara unsurlarıyla bölgedeki her noktaya çok kısa sürede intikal edebilecek kabiliyete sahip olduğunu dile getiren Başbuğ, "Söke’de zaten mevcut bir askeri altyapı ve yapılanma bulunuyordu. Birliklerin bu bölgeye kaydırılması, gelecekte Doğu Akdeniz ve Ege’de olası tehditlere karşı alınacak tedbirlerin en üst seviyede tutulacağını gösteren stratejik bir hamledir" ifadelerini kullandı.
Başbuğ, geçmişte terörle mücadele için Doğu’ya kaydırılan birliklerin kademeli olarak asli konuşlanma alanlarına döndüğünü de sözlerine ekledi.
BU HAMLEYE KARŞI YUNANİSTAN’DAN BİR KARŞI HAMLE GELİR Mİ?
Türkiye’nin Ege’deki askerî kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının ardından Yunanistan’ın buna karşı nasıl bir hamle yapabileceği de merak konusu oldu. “Bu hamleye karşı Yunanistan tarafından bir karşı hamle gelir mi?” sorusuna Erdoğan Karakuş şu yanıtı verdi:
“Aslında Yunanistan hamlesinin bütün gücünü kullanıyor. Bir defa ABD’lilere Larissa Hava Üssü’nü verdiler. Öbür taraftan Girit’teki Souda Bay Üssü’nü verdiler. Souda Üssü, Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’nin yanı sıra ABD ve NATO tarafından da kullanılıyor. Bu üssün bölgedeki müttefik operasyonlarına destek sağlanması açısından stratejik bir önemi var. Ayrıca Souda Bay limanını da verdiler. Pire Limanı konusunda da ABD’ye bazı imkanlar sunulması gündeme geldi. Hatta uçak gemilerinin ABD’ye gitmek yerine Pire Limanı’nda bakımının yapılması gibi bir öneri ortaya çıktı ancak ABD bunu kabul etmedi.”
YUNANİSTAN, ABD’NİN BÖLGEDEKİ ASKERÎ VARLIĞINA GÜVENİYOR
Karakuş, olası bir kriz durumunda ABD’nin bölgedeki askerî varlığının Yunanistan açısından caydırıcı bir unsur olarak değerlendirilebileceğini söyledi:
“ABD’nin bu üslerde önemli bir gücü var. Hatta bu gücünü daha da artırdı ve Yunanistan da buna izin verdi. Şimdi Souda Bay’da ABD filoları yerleşmiş olduğundan, bölgede herhangi bir şey meydana geldiğinde Yunanistan’ı korumak için kalkış yapmazlar mı? Yaparlar. Yunanistan da zaten biraz buna güveniyor. Dolayısıyla Yunanistan’ın hesabında sadece kendi Silahlı Kuvvetleri yok. ABD’nin bölgedeki askerî varlığı var.”
Karakuş, Avrupa ülkelerinin de genel olarak Yunanistan’a destek verdiğini belirterek, Atina’nın Avrupa içerisindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu:
“Aynı zamanda Avrupa da genelde Yunanistan’ı destekliyor. Yunanistan Avrupa içerisinde de güçlü bir desteğe sahip. Hatta Yunanistan, Avrupa’nın tabiri caizse şımarık çocuğu konumunda. Dolayısıyla Türkiye’nin attığı adımlara karşı Yunanistan’ın kendi imkanlarının yanında ABD’nin ve Avrupa’nın desteğine de güvenerek hareket ettiğini görmek gerekiyor.”
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.