CNN TürkAltında yönü faiz beklentileri belirleyecek!Bollywood HungamaSamay Raina, Medha Shankr BREAK silence on December 2026 wedding reports; comedian quips, “Sorry, will have to postpone”InquirerCalabarzon cops on full alert for martial law protestsESPNTransfer rumors, news: Liverpool and Man City are interested in Real Sociedad's AramburuPunchEPL: Neville slams Man United’s performance after Fulham draw한겨레“저소득 노인에 소득보전형 일자리”…기초·노령연금 연계 제안Tagesschau++ Liveticker: Parteispitze laut CDU-Vize Laumann hinter Kanzler ++RFI 中文董建华「国葬级」丧礼 京官赞扬为「香港实践一国两制的开拓者」不忘提国安OnetStrzelanina w Małopolsce. Zmarł poszkodowany mężczyznaSRF NewsKrieg im Nahen Osten – Erneut passieren deutlich weniger Schiffe die Strasse von HormusANSAIn Italia 930mila alunni stranieri, sono oltre l'11%النهارقادة العالم إلى نيويورك... ترامب يلتقي ماكرون وأزمات الحروب والمناخ تتصدّر الجمعية العامة
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, September 21, 2026

13 yıllık sır! Hakan Fidan Diyarbakır'da anlattı

Translate

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşma, “Terörsüz Türkiye” sürecinin 13 yıl önce neden sonuçsuz kaldığına ilişkin dikkat çeken mesajlar içerdi. Fidan, Türkiye’deki sürecin Suriye ve Irak’taki gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağını vurgularken, bölgesel istikrarın kalıcı çözüm için kritik önemde olduğunu söyledi. Fatih Çekirge, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yazdı...

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11 Eylül günü Diyarbakır’da yaptığı konuşmayı bir daha dinledim. Sonra altını çizerek birkaç kez okudum.

Tavsiye ediyorum:

“İmralı’ya villa yapılmış” türünden tahrikkâr ve magazinsel tartışmalar yerine;

Lütfen bu konuşmayı okuyun ya da dinleyin. Tarihsel bir konuşma çünkü.

Türkiye’nin yakasına yapışan, sonra üzerinde karabulutlar halinde gezen terörün önünü arkasını anlatan;

“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” nedir, tarihi perspektifiyle ortaya koyan;

Dahası;

13 yıl önce ilk denemesi yapılan bu sürecin neden başarılı olmadığını anlatan bir konuşma.

Özetler halinde yorumlayacağım;

Önce başlıktaki 13 yıllık sır cümlesine geliyorum... Ve bu tespiti ikiye bölüyorum:

1. “Uzun yıllardır siyasal şiddetin terör formunda Türkiye’de ve ötesinde yer bulması;

Türkiye’de cereyan eden siyasal gerçeklikle bir türlü senkronize olamaması;

 Türkiye’de olanı değil de daha çok bölgede olması muhtemel krizlere bakan bir yaklaşım;

Bu mevcut sürecin hayata geçişini 13 yıl erteledi. Geciktirdi.”

Bu açılıştan sonra 13 yıllık gecikmenin asıl noktasına geliyor:

2. “Bizim ‘Geç olsun güç olmasın yeter ki güzel olsun’ diye bir sözümüz vardır. 13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Suriye’den şu çıkar, Irak’tan bu çıkar diye imkânlara bakıldı. Aslında Türkiye’deki devlet, toplum bütünleşmesi ve demokratik devrimin değeri o dönem takdir edilmedi.”

İşte arkadaşlar kilit ve özet kavram budur.

Demokratik Devrim.”

“Terörsüz Türkiye ve kardeşlik süreci”ni en net ve en cesurca anlatan kavram budur. 13 yıl önce, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde istikrar olmadığı için başarılamayan süreç.

Detaylarıyla anlatacağım.

Çok iyi biliyoruz ki;

Fidan’ın anlattığı “Demokratik Devrim”; 45 yıllık düşmanlığın, çatışmanın, kanın durması için yapılmaktadır.

(Bu noktada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin gösterdiği cesaret ve iradeye dikkat çekiyorum.)

Çünkü toplumun sinir uçlarındaki bütün provokasyon ihtimallerine karşı sabır ve cesaret gösterilmektedir.

Bu yüzden demokratiktir ve devrim niteliğindedir.

Devam ediyorum;

BİZDE OLAN BÖLGEDEN BAĞIMSIZ DEĞİL

Dikkat ederseniz Fidan, Türkiye’deki terörün bitişiyle “Terörsüz Bölge”yi birlikte değerlendiriyor. Burada bir önemli noktanın altını da ben çiziyorum:

“Terörün bitişi için yapılan bütün çabalar, Suriye ve Irak’taki istikrarsızlıktan faydalanan ve bundan çıkar uman gruplar tarafından engellenmişti. Örneğin PKK’nın uzantısı YPG, arkasındaki ABD desteğiyle silahları bırakmıyordu. Bu da Türkiye’deki yapıyı olumsuz etkiliyordu.”

Daha net bir ifadeyle şöyle diyebiliriz:

“Türkiye, 2013’te bugünkü girişimin öncüsü sayılabilecek Çözüm Süreci’ni başlatmıştı. Ancak aynı dönemde Suriye’de PYD/YPG alan hâkimiyeti kurmaya başlamış, 2014’ten sonra aldığı Amerikan desteğiyle askeri ve siyasi gücünü artırmıştı. Esad yönetimi de bu yapının kuzeydoğu Suriye’de güçlenmesine dönem dönem göz yummuş ve onunla taktik ilişkiler kurmuştu. Bu gelişmeler nedeniyle PKK yönetiminde siyasal çözüm yerine bölgesel fırsatlardan yararlanma hayali ortaya çıkmıştı.”

Peki sonra ne oldu?

Türkiye pasif mücadeleden proaktif mücadeleye geçti ve peşpeşe kara harekâtları düzenledi. Bölgede hâkim oldu.

Sonra;

- Esad yönetimi Aralık 2024’te devrildi.

- Washington, Şara yönetimiyle ilişki kurmaya başladı. Terör listesinden çıkarttı.

- ABD, Suriye’de PKK/YPG’ye verdiği askeri desteği sona erdirdi.

- Şam yönetimi, kuzeydoğu Suriye’deki önemli bölgeleri yeniden kontrolüne aldı.

- SDG, 25 Ağustos 2026’da bağımsız askeri yapısını feshederek Suriye ordusuna katılacağını açıkladı.

- Türkiye’de de PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecini kolaylaştıran yasal düzenleme TBMM’den geçti.

BÖLGESEL İSTİKRAR KAPISI AÇILIYOR

Bu gelişmeler sonrasında “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” süreci hız kazanıyor.

Yani;

Bakan Fidan’ın sözünü ettiği 13 yıl önceki girişim, bugün bölgesel düzeyde gerçekleşme noktasına ulaşıyor.

Peki bölgesel istikrar sağlanmasaydı bu süreç bu kadar kolay işler miydi?

Hiç sanmıyorum.

İşte Bakan Fidan’ın Diyarbakır’da anlattığı sürecin tarihsel ve jeostratejik çerçevesi buydu.

Bu durumda şu cümlemi buraya yarım bırakarak alıyorum:

“13 yıl önce özellikle Suriye’deki istikrar sağlanmış olsaydı...”

Eminim bugüne kadar bir çok mesele aşılmış olabilirdi. İşte “sır” dediğim budur.

FİDAN ARABAYI KENDİSİ KULLANMIŞ

- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Diyarbakır’daki konuşmasının bir başka önemli noktası ise;

Dışişleri Bakanlığı ya da uzun yıllar yaptığı MİT Başkanlığı’ndan öte, bir siyasetçi olarak yaptığı gözlemi paylaşmasıydı.

Fidan, Ahlat’taki Malazgirt Zaferi törenlerinden sonra uçağa atlayıp dönmemiş.

Bakın nasıl anlatıyor:

“Kanın, terörün olduğu yere elbette yatırım gelmez. Ama 25 yılda buna rağmen inanılmaz bir yatırım oldu. Ahlat’taki törenden sonra karayoluyla Van Gölü’nün çevresinden dolaştık. Muş’a geçtik. Oradan Solhan, Bingöl, Elazığ ve Malatya’ya kadar arabayı kullandım. Hep havadan gördüğümüz bu toprakları karadan gördüm. İlçeleri, köyleri, beldeleri altyapıyı gördüm. 30 yıl önce gördüğüm bölgeyle alakası yoktu. Duble yollar, altyapı, gelişmişlik göstergesi şehircilik. Yani gördük ki terörün bittiği bölgede çok daha fazla bir kalkınma gerçekleşecektir.”

İşte bu gözlemlerden sonra Bakan Fidan, Diyarbakır’da kalkınmanın ve barışın yolunu anlatıyor:

“Peki bütün sorunlar çözüldü mü? Önemli olan sorunların hangi yöntemle çözüleceğine karar verilmesidir. Siyasal şiddet mi, yoksa diyalog mu? Hem Suriye’de hem Irak’ta barışın ve huzurun olduğu bir noktada sadece Türkiye’de yaptığımız reform ve girişimler değil, bölgesel işbirliği ile bölge ayağa kalkacak. Sadece Terörsüz Türkiye değil Terörsüz Bölge oluşacak.”

İşte sözünü ettiğim “13 yıllık sır”rın temel tanımlaması budur.

Türkiye, kendi sınırları içinde ne kadar önlem alırsa alsın bölgesel barış olmadan olmuyordu.

İşte şimdi bu gerçekleşti. Türkiye, bu nedenle Suriye ve Irak’ta sahaya çıktı.

Ve PKK’nın feshiyle başlayan çok önemli bir adım atılmış oldu.

View the original on CNN Türk

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.