12 Eylül askeri darbesinin acı yüzü; Ulucanlar! Üzerinden 46 yıl geçti: İşkenceler, acılar, idamlar
Bugün 12 Eylül... 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. O darbenin hafızalara kazınan en karanlık, en acı olayları Ankara'da Ulucanlar Cezaevi'nde yaşandı. Ulucanlar artık müze. CNN TÜRK Muhabiri Paşa Alyurt ve Kameraman Mehmet Akif Yıldız, o acıların izlerine yakından baktı.
12 Eylül'ün yaşayan tanığı Türk siyasi tarihinin en karanlık ve acılı olaylarına tanıklık eden Utanç Müzesi.

"Türkiye'nin ilk hapishanesi. 1925 yılında inşa edilen yapısı. 80 darbesi ve sonrasında yaşananlar ve ardından müzeye dönüştürülme süreci. Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ndeyiz. Burada özellikle 'utanç vesikası'nın gerçekleştirmiş olduğu noktadayız. Bir çok 'utanç vesikası'na imza atılan bu noktada kameraman arkadaşım Mehmet Akif Yıldız'la birlikte buradaki süreci; o 81 yıllık tarihi sizlerle paylaşmaya çalışacağız."
CNN TÜRK Muhabiri Paşa Alyurt

Özellikle 12 Eylül 1980 darbesi sonrası buruk hikayelerin odak noktası haline gelen hapishane; Türk siyasetine yön veren isimlerden fikir ustaları olan edebiyatçı, yazar ve gazetecilere kadar birçok ismin durak noktası oldu.

"Muhsin Yazıcıoğlu'nun bulunmuş olduğu Ülkücülerin ağırlıklı olarak yer almış olduğu koğuş 2. koğuştu. 2. koğuşun içerisine girdiğimiz zaman ise burada tabii edebiyatçılar da yer alıyor ki aralarında hemen görüyoruz Ahmet Arif'i. Muhsin Yazıcıoğlu'nun kıyafetleri yer alıyor ki seccade, namaz takkesi, en son giydiği pijama takımı gibi birçok malzemesi burada yazmış olduğu mektuplarla birlikte yer alıyor."

"Muhsin Yazıcıoğlu'nun kalmış olduğu nokta ise işte buradaydı. Yanında da görmüş olduğunuz gibi ülkücülerin kitap okumak için kendilerine oluşturmuş oldukları bir kütüphane yer alıyor."


Acıların da ölümlerin de adresi Ulucanlardı. İdamlarsa 12 Eylül'ün en acı hatıralardan.

"Kenan Evren o darbe girişimini 'Bir sağdan, bir de soldan astık.' ifadeleriyle özetlemişti. İşte o sağdan asmış oldukları ülkücülerden biri ise Ekim ayında idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu'ydu ve o koğuşta Mustafa Pehlivanoğlu'nun da son mektubu yer alıyor."

"Mustafa Pehlivanoğlu'nun idamının infazına yetişemedim. İnfazdan sonra buraya geldim çünkü bana haber vermemişlerdi. Haber vermek zorundalardı avukatlarına. Ali Bülent Orkan'ın idamında baştan sona kadar bulundum."
Şevket Can Özbay - Mustafa Pehlivanoğlu'nun Avukatı
Ve Ulucanlar'ın en ünlü koğuşu...

"Bülent Ecevit'ten Necip Fazıl Kısakürek'e kadar hem birçok siyasetçinin hem de birçok yazarın eşyaları da burada sergileniyor. O eşyalardan bir de görmüş olduğunuz gibi şu anda Bülent Ecevit'in eşyaları görüyoruz. Daktilosundan kitabı, şapkasına kadar birçok eşyası yer alıyor. 1980 darbesinin ardından tutuklanan farklı fikirdeki kişilerin, buradaki o süreçte eşyalarını sergilemiş olduğunu belirtelim."

"1980 darbesi sonrası tutuklu bulunan birçok isme burada işte işkence edildi. Tecrit odası resmedilmiş ve bir gardiyan var. Uzunca bir koridorda tecrit odaları var. Odalarda, o yaşamış oldukları işkence sonrasındaki seslendirmeler de yer alıyor."



"Türkiye'de idam cezalarının verilmesinin ardından tutukluların idam edilme süreçleri de burada anlatılıyor. Özellikle darbe dönemiyle birlikte idam edilen birçok önemli isme yer verilmiş. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren başta olmak üzere, idam edilen birçok kişinin isimleri burada listeleniyor."

12 Eylül'ün acı olayları geride kaldı. Ulucanlar'da artık bir cezaevi değil. Geride kalan acıları anmak, unutmamak için bir müze.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.