ESPN Deportes¿Quién es William Barboza, futbolista convocado a México Sub-20?CNN TürkTürkiye, ICAO denetiminde yüzde 95,45 başarıya ulaştıThe Jerusalem PostRepublican senator calls for probe of Trump's family business dealingsPunchRobbers kill Lagos party guest, dump body in riverESPNHawks trade Hield, Nembhard to Hornets for Finney-SmithOléUna multitud recibió la primavera en los Fan Fest de los Juegos SuramericanosInquirer1,500 GenSan college students undergo campus safety seminar한겨레중앙대 송해덕 교수 ‘AI 기반 학습 콘텐츠 개발’, K-MOOC 블루리본 선정UOLHospitais fecham clínicas de transição de gênero para adolescentes em acordo com governo TrumpBillboardElla Langley Toasts ‘Choosin’ Texas’ Setting All-Time Hot 100 High: ‘Today Doesn’t Feel Like a Real Thing’El ComercioEN VIVO | Candidatos exponen sus propuestas para la Alcaldía de Lima en segundo día de debate municipal매일경제고액자산가 자산 20%는 미술품…WM도 아트 경쟁
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 23, 2026

‘Bizim kız’ Berlin’i nasıl fethetti

Translate

45 yaşında. Hamburg Üniversitesi’nde hukuk okudu. 2010’dan itibaren 11 yıl, Sol Parti’nin Federal Meclis grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalıştı. Aktif siyasete girişiyse nispeten yeni; 2021’den bugüne Berlin Eyalet Parlamentosu milletvekili. Evli ve iki oğul annesi. Eşinin işi ve adı ile çocuklarının adını kamuoyuyla paylaşmıyor. Ama bilinmesini istediği bir şey var. O da Berlin-Kreuzberg’de kirada yaşadığı...

Hikâyesi ise Berlin’de değil, 12 Eylül 1980 darbesinin hemen ardından Türkiye’de başlıyor.

Babası Selçuk Eralp, doktor ve sendikacı. Annesi Hülya Eralp ise meslek öğretmeni. Her ikisi de sosyalist hareketin içinde. Hatta annesi, Türkiye’de kadın işçilerin örgütlenmesini yürüttüğü için kısa bir dönem cezaevinde yatıyor.

Haberin Devamı

Zaten ardından 12 Eylül askeri darbesi geliyor. Tutuklamalar, baskılar... Kaçmaya karar veriyorlar. Hülya Eralp o sırada 8 aylık hamile. Karnındaki çocuk Elif.

‘Bizim kız’ Berlin’i nasıl fethetti

AYNI TRENDE AYRI KOMPARTIMANLAR

Türkiye’den trenle çıkıyorlar. Tedbir amacıyla karı-koca aynı kompartımanda bile seyahat etmiyorlar. Bulgaristan sınırında ise babasının sahte pasaportu fark ediliyor. Pasaport delinerek kullanılamaz hale getiriliyor. Ama polis aileyi geri göndermiyor. Asıl plansa Almanya değil, İngiltere.

O dönem Türk vatandaşlarının İngiltere’ye vizesiz gidebilmesinden yararlanarak siyasi iltica talebinde bulunmayı planlıyorlar. Fakat Dr. Eralp’in pasaportunun olmaması İngiltere planını suya düşürüyor. Düsseldorf’ta arkadaşları var. “O halde Almanya’ya gidelim” diyerek, Düsseldorf uçağına biniyorlar. Ancak uçak, Münih’te aktarma yapıyor. Alman polisi direkt uçağa geçip, yanlarına geldiği için de zorunlu olarak havaalanında iltica talep ediyorlar.

‘Bizim kız’ Berlin’i nasıl fethettiElif’i ilk annesi Hülya Eralp tebrik etti. 

Haberin Devamı

ÜÇ KİŞİ TEK ODA

Kısa bir süre sonra, 1981’de Elif Eralp dünyaya geliyor. Fakat sorunlar bitmiyor. Ailenin iltica başvurusunun sonuçlanması iki yıldan fazla sürüyor. O dönem Münih’te üç kişi tek odalı, rutubetli bir evde yaşıyorlar. Hülya Eralp’in diploması Almanya’da tanınmıyor. Aile bütçesine katkı sağlamak için bir dönem evlere temizliğe de gidiyor. Yılmıyor. Yeniden eğitim alıyor. Sosyal pedagoji okuyor; kadınlara ve göçmenlere yönelik projelerde çalışıyor.

Baba Eralp’in de yabancı doktorların çalışma koşulları nedeniyle işi zor. Ama sonunda Dortmund’da bir hastane, çok sayıda Türkçe konuşan hastası olduğunu, bu nedenle Türkçe bilen bir doktora ihtiyaç duyduğunu belirterek, beyaz önlüğünü ona geri veriyor. O da sendika, mülteci, kadın haklarıyla ilgileniyor, protestolara destek veriyor.

Haberin Devamı

‘Bizim kız’ Berlin’i nasıl fethettiMurat Tosun 

İLK AKTİVİZMİ 10 YAŞINDA GARAJDA ÇEVRE KULÜBÜNDE

Aile, Elif 10 yaşlarındayken, Hamburg’a taşınıyor. İlk aktivizmi ise oturdukları evin garajında iki kız arkadaşıyla bir “çevre kulübü” kurmak oluyor.

Gazeteci Murat Tosun’a konuşan anne Hülya Eralp o günleri şöyle anlatıyor: “Aile içinde siyasi olaylar sürekli konuşulurdu, o da dinlerdi. Yeşiller Partisi’nin kurulmasından sonra, çevre hareketinin de güçlenmesiyle garajdaki küçük çevre kulübü gerçeğe dönüştü. Elif ve arkadaşları nükleer enerji karşıtı harekete ve eylemlere katıldı. Çevresinde gördüğü haksızlıklara çok erken yaşlardan itibaren tepki veren bir çocuktu.”

‘BİZİ DE Mİ ÖLDÜRECEKLER?’

Haberin Devamı

Tarih: 29 Mayıs 1993. Yer: Solingen. Neo-Nazilerin kundakladığı evde 3’ü çocuk 5 kişi yanarak can veriyor. Ailesi, 12 yaşındaki Elif’i de alarak ırkçılık karşıtı gösterilere katılıyor. Hülya Eralp, kızının kendisine “Türkiye’den geldiğimiz için bizi de mi öldürecekler?” diye sorduğunu dün gibi hatırlıyor. Eralp ise yaşadığı olayların adalet ve eşitlik duygusunu şekillendirdiğini dolayısıyla da avukat olmaya karar verdiğini söylüyor.

UZMANLIK ALANI GÖÇ VE İLTİCA

Üniversite hayatı ise yalnızca derslerden ibaret değil. Garsonluk yapıyor, yemek/paket servis şirketinde telefonlara bakıyor. Aynı zamanda göçmen çocukların ilerlemesini destekleyen projelerde gönüllü olarak çalışıyor. 2007’de göç ve iltica hukuku alanında staj ve 2009’da baro sınavı sonrası hayatındaki çemberlerden biri daha; iltica ve göç hukukunu bilen bir hukukçu olarak, kapanıyor.

Haberin Devamı

NASIL ‘BİZİM KIZ’ OLDU BAŞARISININ SIRRI NE

“Normalde Sol Parti’ye mesafeli duran sağ-muhafazakâr seçmen, Millî Görüş çevresi, hatta yıllardır oy hakkı olduğu halde sandığa gitmeyenler... Elif Eralp, Berlin’de çok farklı kesimleri aynı duyguda buluşturdu” yorumunu yapıyor Murat Tosun.

Katıldığı bir toplantıda Eralp’e “Elif abla”, “Elif kızım” diye seslenildiğini anlatıyor: “26 yıldır Berlin’de seçimleri takip ediyorum, Türkler arasında ilk kez böyle bir coşku gördüm. Bunun sırrı Elif’in seçim zamanı ortaya çıkan siyasetçilerden farklı olarak dernek dernek, kapı kapı dolaşması ve Türk-Kürt, sağcı-solcu, başörtülü-başı açık ayrımı yapmadan temas kurması bence. Sonuçta yıllardır sandığa gitmeyen Türkler sandığa gitti; Sol Parti’ye uzak duran muhafazakârlar bile oy verdi. Aslında oylar Sol Parti’ye değil, Elif’e gitti.”

ÇEMBERİMDE GÜL OYA

Eralp, Türkçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca biliyor. Bir süre İstanbul’da da staj yapmış. İstanbul için kullandığı ifade: “İkinci vatanım.”

Türkiye’nin siyaseti kadar gündelik hayatını da takip ediyor. O kişisel dünyada Türk dizilerinin de yeri var. “Çemberimde Gül Oya” bunlardan biri. Bir podcastte dizi ile kurduğu özel bağı anlatıyor.

Hatırlatayım: Çemberimde Gül Oya, 1970’lerden 12 Eylül darbesine uzanan dönemi işliyor. Bu noktada Eralp’in dizi ile neden duygusal bir bağ kurduğunu anlamak zor değil.

BOYNUNDA KENDİ ADI DEĞİL ‘KİRA TAVANI’ YAZIYOR

Eralp’ın seçim kampanyasında dikkat çeken küçük ama sembolik bir ayrıntı daha var. Boynundaki kolye. Ancak üzerinde “Elif” değil, “Mietendeckel” yazıyor. Türkçesi: “Kira tavanı.”

Çünkü Elif Eralp’ın kampanyasının ana meselelerinden biri fahiş kiralar ve konutların büyük şirketlerin elinde yoğunlaşması. Özellikle Deutsche Wohnen ve Vonovia gibi dev konut şirketlerinin sahip olduğu konut stoklarının kamulaştırılması/toplumsallaştırılması fikrini savunuyor.

‘Bizim kız’ Berlin’i nasıl fethetti

Tagesspiegel röportajında kendisine: “Belediye başkanı olursanız da takmaya devam edecek misiniz?” diye soruluyor.

View the original on Hürriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.